Etkinlikler

Siyasi Çözüm Ufukları, Müzakere Süreci ve Uluslararası Zorluklar

Jusoor Araştırma Merkezi, 15 Nisan 2017 tarihinde İstanbul’da “siyasi çözüm ufukları, müzakere süreci ve uluslararası zorluklar” adında bir sempozyum düzenledi, sempozyumda Suriye muhalif ve devrimci güçler ulusal koalisyonun siyasi konseyi üyesi ve Cenevre müzakerelerinin muhalif heyeti başkanı DR. Nasır El Hariri bir konuşma yapı.
Açılış konuşmasını Jusoor araştırma merkezi genel müdürü Muhammed Sarmini yaptı ve bu toplantıda ele alınacak en önemli hususları sundu, bunlardan müzakere sürecine yeni uluslararası ve bölgesel olayları nasıl istismar edilmesi ve muhalefetin siyasi ve saha açısından rolü nerede? 
Daha sonra Dr. Nasır El Hariri müzakere öncesinde olayları ele alarak konuşmasını başlattı, dolayısıyla Ruslar Suriye’nin askeri ve siyasi dosyasını elinde tutmak için dünya kakaoyu, Suriye halkına karşı sürdürülen savaşa suskunluğunu Rusya bir fırsat bildiğine işaret etmiştir.
DR. Nasır El Hariri tarafından ele alınan siyasi süreç ile ilgili en önemli hususlar aşağıda özetlenebilir:
1- Rejim: siyasi dosya rejim için bir öncelik değildi, askeri çözüme güvenmeye devam etti. Ayrıca terör dosyasıyla, anlaşma prosedürlerine odaklanması ve askeri gerginlik yoluyla çözüm sürecini bozdu.
2- Muhalif ve devrimci güçler: siyasi süreci (Cenevre’yi) tanıyan uluslararası mercilere vurgu yapmak ve Suriye muhalefetinin birliğine muhafaza etmek ve muhalefeti siyasi görüşlerine sunmak.
3- Birleşmiş milletler: etkili bir siyasi süreci benimsemek için uluslararası iradeye sahip olmayan ülkeleri temsil etti.
4- Amerikan pozisyonu: yokluğuna devam etti, öncelikleri DAEŞ ve İran. Muhalefet, bu öncelikler konusunda hemfikirdir, çünkü DAEŞ’in ilerlemesini sınırlamak rejimin ilerlemesini sınırlamak demek ve İran’ın nüfuzunu sınırlamak yani rejimin nüfuzunu sınırlamak demek.
ABD yönetimi uluslararası pazarlığı açmak için Rusya’yı ikna etmeye çalıştı, bu çatallanmış ve karmaşık bir süreçtir çünkü Suriye dosyası bunun bir parçasıdır ve hepsini teşkil etmez. Siyasi sürecin benimsenmesi ile bağlı terör dosyası bu pazarlığının en önemli dosyasıdır, ayrıca muhalefette bunu vurguluyor. Han Şeyhun katliamına tepki olarak ABD’nin saldırısı, sadece süreç için değil rejime ve müttefiklerine bir mesaj olduğun anlamaları gerek.
Daha sonra konuların tartışması katılımcılara açıldı ve yapılan en önemli öneriler sunuldu:
1- Muhalefetin asıl görevi, Esad rejiminin yerine gelecek olan alternatifin bir varlığına meydan okumak.
2- Siyasi birliğin zorlukları ve siyasi geçiş sürecinin net ilkelerinde anlaşmak.
3- Askeri gruplar arasındaki iç dağılmaların ve bölünmelerin sorunlarını çözmek, Ulusal olmayan güçlere başa çıkmak ve DAEŞ’e karşı bazı birleşik operasyonlara katılmak.
4- Türkiye, Esad rejimini ortadan kaldırılması ve onu bir şer odağı olarak görmesi ve DAEŞ örgütünü de ortadan kaldırılması ve Türkiye’nin sınırına bir Kürt kantonu kurulmasını önlemekle rolü istikrarlı kadı.
5- Suriye devriminin çıkarlarına ilk ve son olarak çare bulmak, bu çare Suriyelileri, müzakere eden heyetinin ve müzakerelerin yüksek konseyin aldığı görevlerle ve taşıdığı mesajlarla ikna edecek.
6- İletişim kanallarını açmanın ve Esad rejimini destekleyenlere yönelik bir hitap hazırlanmasının acil ihtiyacı vardır, yani insanları çekmek için birleştirici bir medya hitabı gerekmektedir.
7- Suriye devriminin hedeflerine ulaşabilmek için rejimi ve müttefikleri görüşme masasına getirmek amacıyla askeri ve siyasi çabalar birleştirilmelidir.