Moskova mutabakatının imzalanmasından iki yıl sonra İdlib'te ateşkesin geleceği

Moskova mutabakatının imzalanmasından iki yıl sonra İdlib'te ateşkesin geleceği

Moskova mutabakatının imzalanmasından iki yıl sonra İdlib'te ateşkesin geleceği


itibariyle İdlib'teki ateşkesin üzerinden iki yıl geçmiş olacak. Bu gerginliği azaltma bölgesinde Rejim ile muhalifler arasında gerçekleşen en uzun ateşkes.


Türkiye ile Rusya arasında 5 Mart 2020'de imzalanan Moskova Mutabakatı, daha önce imzalanan bütün uluslararası mutabakatlara kıyasla uzun vadeli bir sükunet tesis edebildi. Bu mutabakatların arasında Şubat 2016'da saldırıların durdurulması anlaşması, Eylül 2016'da imzalanan ateşkes anlaşması, Mayıs 2017'de gerilimi azaltma muhtırası çerçevesindeki ateşkes anlaşması, Eylül 2018’de imzalanan Soçi Mutabakatı çerçevesindeki ateşkes anlaşması yer aldı.


Bununla birlikte Türkiye ve Rusya; askeri yayılma, terörle mücadele, ticaret ve ulaşım gibi birçok konuda ikili farklılıkların devam etmesi nedeniyle İdlib'teki mutabakatı sürdürülebilir bir anlaşmaya dönüştürebilmiş değil.  


İki taraf da İdlib'teki ateşkesin bozulmaması için açık bir istek ortaya koydu. 29 Eylül 2021'de Recep Tayyip Erdoğan ve Vladimir Putin Moskova Mutabakatının uygulanması için bir yol haritası üzerinde anlaştılar; ancak bu konuda herhangi bir taahhütte bulunmadılar.


Protokolün imzalanmasından bu yana ihlaller ve gerginliği tırmanışı hiç durmadı. Hatta askeri tesislerin dışında sivil, tıbbi ve ekonomik tesisler tekrar tekrar hedef alındı. Son iki yılda muhalif gruplara ait 4 eğitim merkezi bombalandı.


Rusya'nın bu şekilde askeri güç kullanmaya ve hedef alınan bölgeleri genişletme konusundaki ısrarı, muhalefet bölgelerini ekonomik kaynaklardan ve tıbbi müdahaleden mahrum edebileceğini göstermesinin yanı sıra yol haritasını uygulamada yavaş hareket etmemesi için Türkiye'ye baskı yapma girişiminden başka bir şey değildi.


Türkiye, İdlib'e ilişkin Moskova Mutabakatının uygulanmasındaki herhangi bir gelişmeye karşılık Fırat’ın doğusuyla ilgili Soçi Mutabakatında (2019) Rusya'nın benzer adımlar atmasını açık bir şekilde talep etti. Ancak Rusya önceliklerdeki farklılıklardan hoşnut değil. Bununla birlikte gerginliği tırmandırmada azami baskı politikasına başvursa da ateşkesi bozmadı.


Rusya ve Türkiye'nin Azerbaycan ve ondan önce Libya'da meydana gelen çatışmalarda meşgul olması genel olarak Suriye'de özelde de İdlib'te ateşkesin sürdürülmesinde göz ardı edilemeyecek bir neden olarak karşımıza çıkıyor.


Buna göre özellikle de Rusya'nın Ukrayna ve NATO ile olan çatışmayla meşgul olması nedeniyle İdlib'te ateşkesin devam etme ihtimali hala mevcut ve devam ediyor. Türkiye'nin bu dönemde 1 Şubat 2022'de Kış Kartalı Harekatını başlatmasından sonra PKK'ya yönelik hava saldırılarını yoğunlaştırma ihtimali dışında Fırat'ın doğusuna, batısındaki ateşkesi bozacak yeni bir kara harekât başlatması pek mümkün görünmüyor. 

 

Bu makaleyi paylaş

Başlık Rusya ve Suriye rejim güçlerinin yeniden yapılanması: Engeller ve alternatifler
Yayınlar
çalışmalar

Suriye rejimi, orduya büyük önem veriyordu. Rejim “Hiçbir ses, savaş sesinden daha yüksek değildir” sloganını orduyu dizayn etmek, etkinliğini artırmak, ülke içindeki kontrolünü sürdürmek ve kendi ordusuna hizmet ettirmek için maddi ve insani bütün imkanlarını seferber etti. Batı’nın nüfuz ve jeo-siyasi kazanımlar elde etme yarışının ortasında rejim, kendisine ait bir yer inşa etme gücüne ve bütün