Demokratik Birlik Partisi’nin Suriye rejimi ve müttefikleriyle ilişkisi: Belirleyici Faktörler ve Gelecek

Demokratik Birlik Partisi’nin Suriye rejimi ve müttefikleriyle ilişkisi: Belirleyici Faktörler ve Gelecek

Demokratik Birlik Partisi’nin Suriye rejimi ve müttefikleriyle ilişkisi: Belirleyici Faktörler ve Gelecek



Demokratik Birlik Partisi (PYD), 2011’de halk protestolarının başlamasından sonraki on yılda ideolojik ve politik faktörlerden, Suriye’deki rejimin güvenlik kıskacının zayıflamasından ve ülkenin büyük bir kesiminden çekilmesinden yararlanarak Suriye’nin kuzeydoğusunda askeri bir güç ve bağımsız bir özerklik inşa etti.


Parti, ilk andan itibaren Suriye halkının ve Kürtlerin taleplerinden farklılaşan hedeflerinden yola çıkarak özel bir politika izledi. Bu yüzden rejimle koordinasyon içinde hareket etmekte sıkıntı görmedi ve “terörle mücadele” konusunu kullanarak dikkatleri radikal görüşlerinden uzaklaştırmayı başardı.


Bu çalışma, PYD terör örgütü ile Suriye rejimi ve müttefikleri arasındaki ilişkinin niteliğini ve geleceğini tarihsel bağlamlardan hareketle incelemektedir. Bu bağlam, rejim ve Sovyetler Birliği, PYD’nin bir uzantısı olduğu PKK’ya destek verdiğini ortaya koymaktadır. Araştırma ayrıca 2011’den sonra iki taraf arasındaki ilişkinin belirleyici faktörlerini, İran’ın iki taraf arasındaki mutabakatlarda oynadığı rolü, bu mutabakatların dayandığı temelleri ve rejim müttefiklerinin bölgesel çatışmalarda PYD’nin rolünden faydalanmasını ele almaktadır.


Bu araştırma, PYD’nin Suriye’de sahada ve siyasette takip ettiği politikadan dolayı önem arz etmektedir. PYD Amerika Birleşik Devletleri’nden destek almakta ve Suriye rejimiyle zaman zaman yaptığı müzakereler dışında Rus güçleri ve rejim ile birçok bölgede sahada koordinasyon içinde hareket etmektedir.

 

Bu makaleyi paylaş

Başlık Rusya ve Suriye rejim güçlerinin yeniden yapılanması: Engeller ve alternatifler
Yayınlar
çalışmalar

Suriye rejimi, orduya büyük önem veriyordu. Rejim “Hiçbir ses, savaş sesinden daha yüksek değildir” sloganını orduyu dizayn etmek, etkinliğini artırmak, ülke içindeki kontrolünü sürdürmek ve kendi ordusuna hizmet ettirmek için maddi ve insani bütün imkanlarını seferber etti. Batı’nın nüfuz ve jeo-siyasi kazanımlar elde etme yarışının ortasında rejim, kendisine ait bir yer inşa etme gücüne ve bütün