Alevilerin İsyan Belgesinin Araştırılması

Alevilerin İsyan Belgesinin Araştırılması

3 nisan 2016 tarihinde İngiliz BBC kanalı kimliği belirsiz Alevi aydınları tarafından yazılan ‘’Alevilerin ayaklanma belgesini’’ yayınladı, belgede Alevilerin kültürel kimliklerini, Alevilerin karakter özelliklerini ve inandıkları siyasi ve fikri çerçevesini belirlediler, ilk defa Alevilerin kimliğini belirtmekle birlikte büyük konularda konuşulan ilahı hayal etmek, özleri, kimlikleri hakkında tavırlarını açık bir şekilde göstermek.
Belge din ve siyasi  Aleviliği birbirine karıştırarak farklı bir fikir karşımı yaratmıştır,  bazıları fikri mezhebin oranlarından şüphelenmişti ancak belge okunduğunda bunu yazanlar Alevilerin dinini ve tahini ve kuruluşunu takip eden siyasi akademisyenler olduğu emin olunmuştu, belgenin Suriye’deki Alevilerin yanında boyutu, temsili ve kabullenmesine baktığımızda geride belgenin doğruluğuna meydan okuma kalıyor.
belgenin çıkartılması bazı alevi mezhepleri temsilcileri tarafından çok önem görmüştür lakin yine de içlerine kapanık bir cüretle bu konuyu ele almışlardır aynı maşrıktaki tarihi dini azınlıklarının İçine kapanmış belirsiz kimliği, inancı ve  imanları gibi. 
Açıkça kendi kimliğine işaret eden belge, mezhebi yaklaşımı yansıtmaktadır, belki de mezhebi tanımı ihtiyaçlarından kaynaklanmıştır. Çünkü eski dönemlerde çok belirsiz karmaşık bir hal almıştır özelikle Şii lideri Musa El Sadır’ın fetvası Alevileri Müslüman şiirlerin bir parçası olduğuna dair tanımlaması, ve bir çok  alevi bu fetvanın siyasi ve hiçbir dini dayanağı olmadığı Alevileri bağlamadığını ve sadece Hafız Esad için çıkarılmış olduğuna var saymışlardır.
Sonuç itibariyle tamamen Suriye Alevileri Hafız Esad rejimi  İran Şiilerinin vesayeti altına girmişlerdir, Suriye devrimi başlamasıyla birlikte İran’ın Esad rejimine desteği karşılığında devletin siyasi ve güvenliğinin odak noktaları İran istihbaratına teslim edilmiştir.
Ayrıca belgenin zamanlaması Suriye  devrimine beşinci yılına denk gelmesi ve Alevilerin katil Esad rejimi tarafı oldukları alışı ve kendilerinin artık ebediyen geri dönüş yolarının olmadığını ve çok sayıda insan kayıpları Suriye’deki devrim karşıtı olmaları nedeniyle bu belge önem kazanmaktadır.
Belgenin zamanlaması gösteriyor ki mezhebi etkinlikler bu konuyu ele almışlardır, lakin  Suriye’nin geleceği için bir çok genci telef olan rejimin kışkırtıcı içi boş sloganları yüzünden Alevileri içeren bir yol haritası belirlemek istiyorlar,  rejimin kendilerini tarafında toplamak için kullandığı kanaatine vermiş oldukları gözlenmektedir ve kendilerini kışkırtarak bir çok Suriyelilerin kanına girmiş ve katliamlara sebep olmuşlardır ve bu nedenle alevi akil kişileri  bunu görmüş ve bu yaşananları kabul etmemektedirler,  ancak rejim korkusu ve devrim karşıtı alevi kamuoyunun tepkisine yol açmamak için açıkça bunu dile getiremiyorlar.
Belge eşzamanlı güvenlik konseyin belli kararları ile birlikte intikali yönetim meclisi kurulması ve  ordunun, güvenliğin ve diğer Suriye’nin devlet kurumlarının yeniden yapılanması hakkında Alevilere göre kritik siyasi anlarda gelmişti, siyasi değişikler yapılması için Rusya belli bir şekilde Suriye rejimine baskı edip Suriye için yeni bir anayasayı empoze etmesine ulaşmıştır.
Suriye’de cereyan eden yoğun hadiseler içinde bu belgeyi hazırlayanlar, yarım asırdır süren Suriye Aleviliğinin yıldızı sönmek üzere olduğunu fark etmişlerdir, ve siyasi Aleviliğin Suriye hakimiyeti sona ermek üzere, bu nedenle Suriye’de diğer azınlıklar gibi kendilerine bir yer edinmek için ciddi bir adım atmak zorundadırlar , ve çok insan unsurlarını kayıp etmişlerdir özellikle gençlik kesimi telef olmuştur.

 

Tam Rapor Okumak için PDF indirebilirsini

 

 

Bu makaleyi paylaş

Başlık Rusya ve Suriye rejim güçlerinin yeniden yapılanması: Engeller ve alternatifler
Yayınlar
çalışmalar

Suriye rejimi, orduya büyük önem veriyordu. Rejim “Hiçbir ses, savaş sesinden daha yüksek değildir” sloganını orduyu dizayn etmek, etkinliğini artırmak, ülke içindeki kontrolünü sürdürmek ve kendi ordusuna hizmet ettirmek için maddi ve insani bütün imkanlarını seferber etti. Batı’nın nüfuz ve jeo-siyasi kazanımlar elde etme yarışının ortasında rejim, kendisine ait bir yer inşa etme gücüne ve bütün