Mercek Altında

Suriye ve Irak'ta, İran ile ABD Arasında Saha Gerginliği

Suriye ve Irak'ta, İran ile ABD Arasında Saha Gerginliği


Suriye ve Irak, ABD liderliğindeki uluslararası koalisyon ile İran'a bağlı milisler arasında 2021'in sonundan bu yana sahada gerginlik yaşanıyor. Bu bağlamda Haseke’nin çeşitli bölgelerinde Suriye Demokratik Güçlerine ait noktalara füze saldırıları gerçekleşti. Görünüşe göre bu saldırılar, El-Şedadi'deki Amerikan üssünü hedef aldı ancak isabet etmedi.


1 Ocak'ta Uluslararası Koalisyon, Suriye'nin doğusundaki Deyrzor ilindeki El-Ömer sahasında yer alan Amerikan üssüne yönelik bir füze saldırısını engelledi. 3 Ocak’ta da Irak'ın batısında Uluslararası Koalisyona ait Ayn el-Esed üssüne iki insansız hava aracı tarafından saldırı düzenlendi. Bir gün sonra, Bağdat Uluslararası Havalimanı'ndaki Amerikan üssü de füze saldırısına uğradı.


Buna karşılık, 6 Ocak'ta ABD kuvvetleri, el-Meyadin yakınlarında Irak Hizbullah’ına bağlı milislere ait bir füze rampasını hedef aldı. Ayrıca Deyrzor kırsalındaki El-Bukemal yakınlarında İran Devrim Muhafızlarına ait bazı noktaları vurdu.


İran'ın Amerikan güçlerine karşı başlattığı saldırılar, 2020 yılının başlarında Bağdat Havalimanı yakınlarında düzenlenen hava saldırısında öldürülen Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’nin ikinci ölüm yıl dönümüne denk geliyor. Bu da İran'ın, Süleymani’nin öldürülmesine karşılık vereceği ve daha önce sadece Irak’la sınırlı olan saldırı sahasını Suriye'yi de içine alacak şekilde genişleteceği iddialarını teyit ediyor. 


Görünüşe göre İran, Suriye ve Irak'ta ABD’nin daha fazla saha baskısına maruz kalması durumunda askeri seçeneği kullanabileceğini ve bunun hızını artırabileceğini göstermek istiyor. İran ayrıca bölgedeki askeri varlığının ABD ile nükleer müzakerelere yeniden dahil edilmesini engellemeye çalışıyor.


Buna ek olarak İran’ın, ABD'ye Suriye ve Irak'taki askeri varlığını yeniden konuşlandırma için baskı yaptığını ve bunun sonucunda Afganistan'da olduğu gibi tamamen geri çekilmeye zorlamaya çalıştığını söyleyebiliriz. 


Buna karşılık ABD de benimsediği yanıt vermeme seçeneğinin Amerikan kuvvetleri için tehlikeli hale gelmesinin ardından İran'a bağlı milislerin Irak'ta veya Suriye'deki herhangi bir tehdit veya saldırısına hemen karşılık verecek gibi görünüyor.