Mercek Altında

Uzmanlar düzeyinde Türk-Rus görüşmeleri ve muhtemel sonuçlar

Mercek Altında | Uzmanlar düzeyinde Türk-Rus görüşmeleri ve muhtemel sonuçlar

 

15-16 Eylül tarihlerinde Ankara, Libya dosyasının yanı sıra İdlib'deki eylem mekanizmasını tartışmak amacıyla Türkiye ve Rusya arasında teknik, askeri, siyasi ve güvenlik heyetleri düzeyinde yoğun görüşmelere ev sahipliği yaptı.


16 Eylül'de Türkiye Cumhuriyeti Savunma Bakanlığı, İdlib ilinde sahadaki gelişmelerini görüşmek üzere Rusya Savunma Bakanlığı'ndan bir heyeti başkent Ankara'daki karargahında ağırladığını duyurdu.


Bu toplantılar, Suriye rejimi veya Rusya destekli güçler tarafından kontrol edilen bölgede bulunan Türk askeri noktalarına karşı Suriye rejimi tarafından düzenlenen gösteriler ve Rusya’nın gerilimi azaltma bölgelerinde düzenlediği hava saldırıları ile ortaya çıkan, Rusya'nın sahadaki gerilimi arttırmasıyla eşzamanlı gerçekleşti. 


İki taraf arasında Suriye'deki eylem mekanizmasına ilişkin çeşitli uyuşmazlıkları şu şekilde tespit etmek mümkündür:
1- Türkiye, Soçi mutabakatı kapsamında yer alan bölgelerin kaderini, Ankara ve Moskova'nın hazırladığı ve denetlediği güvenlik güçlerinin koruması altına alarak çözmek istiyor. Suriye rejimi, 2019 sonu ve 2020 başlarında bu bölgeleri kontrol altına almak için harekete geçti. Rusya ise mevcut durumu istikrara kavuşturmak ve rejimin bu bölgeleri kontrol etmesini istiyor.


2- Türkiye, İdlib ve çevresinin güvenliğini garanti altına alan kapsamlı bir mutabakata ulaşmadan Rusya'nın vizyonuna uygun olarak Moskova'nın uluslararası yolları açma isteğini kabul etmek istemiyor. Moskova ise M5 yolu üzerinde Türkiye'nin herhangi bir rolüne değinmeden Türkiye'nin önemli kısımlarını denetlediği M4 yolunun açılmasını tartışmak istiyor.


3- Rusya, İdlib’teki rolünü, özellikle de M4 karayoluna komşu alanlarda genişletmek istiyor. Bunun için bu bölgedeki ortak devriye güzergahına ve Rusya'nın çıkarlarına yönelik devam eden güvenlik tehditlerini dile getiriyor. Ancak kalan diğer uyuşmazlık noktalarında kapsamlı bir mutabakata ulaşılmadan bu arzu, Türkiye tarafından kabul görmüyor.


4- Doğu Fırat bölgesinin geleceği, masadaki karmaşık dosyalardan bir tanesini oluşturuyor. Türkiye, terör örgütlerinin sınır bölgelerinden uzaklaştırılmasını içeren "Soçi" mutabakatında kararlaştırılan maddelerin uygulanmasını bekliyor. Ayrıca Ankara, son zamanlardaki Rusya ve Kürtler arasındaki uzlaşılara da endişeyle bakıyor. Ancak Rusya ve Kürtler arasındaki anlaşmadan sonra iki taraf, anlaşmaya varmış ve bu anlaşma, Türkiye’nin Suriye'nin kuzeydoğusundaki güvenlik endişelerini dikkate almış gibi görünüyor. 


5- Halep kırsalındaki "Tel Rıfat" ve "Menbic" bölgelerinin kaderi de masada. Türkiye, Rusya'nın daha önceki anlaşmada söz verdiği gibi iki bölgeyi muhalif gruplara devretmesini talep ediyor.


6- Rusya, Türkiye'nin Suriye'nin kuzeybatısındaki rolünü daha fazla kontrol etmek amacıyla, Türkiye’nin İdlib’te konuşlu güçlerinin sayısı ve ağır askeri teçhizatın hacmini yeniden gözden geçirmesi için Ankara'yı ikna etmeye çalışıyor. Ancak Ankara, şu ana kadar bu talebi kabul etmedi.


Muhtemelen iki taraf, iki tarafın mezkur çıkarları için bir buluşma noktasını temsil eden ortak bir mekanizmaya ulaşmaya çalışacak ve İdlib dosyasını Doğu Fırat dosyası ile Libya dosyasından olabildiğince ayırmaya çalışacaktır. Ancak bu, bu mekanizmaya kısa sürede ulaşılacağı anlamına gelmiyor. Bu da kapsamlı bir mutabakata ulaşmayı hızlandırmak adına sahada baskı uygulamak için gerilimi tırmandırma ihtimaline kapı açıyor. 


Aynı şekilde Türkiye, Rusya ile mevcut ve gelecekteki müzakerelerinde, nihai siyasi çözüm düzenlemelerine hazırlık olarak mevcut nüfuz alanlarını koruyan kalıcı ve kapsamlı bir ateşkes anlaşmasına ulaşmaya çalışacaktır.

 

Analiz ve Düşünce Birimi - Jusoor Araştırma Merkezi