Mercek Altında

Hurrasüddin (Din Muhafızları) Örgütü üzerindeki baskının güvenlik boyutu.. Yöntemler ve hedefler

Mercek Altında | Hurrasüddin (Din Muhafızları) Örgütü üzerindeki baskının güvenlik boyutu.. Yöntemler ve hedefler


HTŞ, Suriye'nin kuzeyindeki askeri grupları dağıtma hamleleri bağlamında güvenlik ve askeri yöntemleri bir arada kullanıyor. HTŞ’nin güvenlik hamlesi, grupların aktif liderlerini tutuklamak, unsurların komuta kademesi ile iletişimini kesmek ve güvenlik hamlesinden sonra grubun devam etmesi durumunda karargahına saldırarak grubu ortadan kaldırmayı hedefliyor. 


Komutanlarını ve aktif unsurlarını hapishanede uzun süre tutarak parçalanmasını sağladığı "Şam Devrimcileri Tugayları"na karşı yürüttüğü kampanyada olduğu gibi HTŞ’nin bu yöntemi tek başına işe yarayabiliyor. Ancak bu güvenlik stratejisi, Hazm Hareketi, Ahraru’ş-Şam ve Nureddin Zengi gibi büyük grupları parçalamada işe yaramadı. Bu yüzden HTŞ, bu grupları dağıtmak için askeri hamleler başlattı. 


Mart 2020'de büyük çatışmaların durmasından bu yana HTŞ, cihatçı grupları kendi vizyonuna boyun eğdirmeye çalışıyor. Bu nedenle HTŞ, mevcut koşulları "Hurrasüddin Örgütü" ve ona yakın bağımsız kişileri sahadan çekilmeye, dağılmaya veya HTŞ'nin cihadın kontrolü konusundaki vizyonuna razı olmaya zorlamak için kullanıyor. 


HTŞ, 25 Temmuz’dan bu yana Hurrasüddin’in kıyı sektörünün komutanı Fadlallah el-Libi ve askeri uzman Ebu Yahya el-Cezairi gibi bazı liderini tutuklamayı başardı. 
HTŞ, son hamlenin başarı ihtimalini artırmak için Hurrasüddin'e karşı güvenlik konusunda sert olan komutanlar atadı. Bu da arananların hedef alınmasına ve diri ya da ölü olarak getirilmelerine dair emirlerin olma ihtimalini güçlendiriyor. 


Uluslararası koalisyonun, HTŞ’nin aktif liderlerine karşı yürüttüğü operasyonların tırmanmasının ardından olayların gelişmesi, HTŞ’nin bir saklanma ve gizlenme durumuna girdiğini gösteriyor. Bu duurm, saldırılardan sağ kalanların, İdlib'in batısındaki stratejik tepelere yakın bölgeler olan Cisru’ş-Şuğur bölgesi ve çevre kasabalarda bulunan ve örgüte yakın olan Türkistan Partisinin kalelerinde saklanmalarına neden oluyor.


HTŞ aynı zamanda hamleye gerekçelendirmek ve önemini kanıtlamak için iki şer’î kadısını kullandı. HTŞ saflarında bu görevi yerine getirebilecek kişiler arasında Ebu Azzam el Cezravi, Yüksek İzleme Komitesi sorumlusu Dr. Mazhar el-Veys ve şer’î kadı Ebu’l-Haris gibi farklı isimler öne çıkıyor.


Pratikte HTŞ, çoğu hedefine ulaştı. Çünkü Hürrasüddin fiili olarak artık yok. Eşzamanlı olarak da daha önce örgüt liderlerinden Suriye'den ayrılmaları talep edilmişti. Bu da iç bölünmeyi arttırıyor ve çözülmesine sebep olacak çekişmeleri güçlendiriyor. Bunun yanında uluslararası koalisyon, örgütü doğrudan hedef alıyor. Bu da genel olarak bu yöneticileri, gizlenmeye devam etmeye veya ehven-i şer (daha az kötüyü kabul etme) kuralına dayanarak HTŞ'nin taleplerine boyun eğmeye itecektir.

 

Dini Hareketler Birimi - Jusoor Araştırma Merkezi