Mercek Altında

Türkiye’nin Suriye’de PKK’ya karşı askeri hareketliliği arttırması Sebepler ve sonuçlar

Türkiye’nin Suriye’de PKK’ya karşı askeri hareketliliği arttırması Sebepler ve sonuçlar

 

TSK’nın Kış Kartalı Harekatı'nı gerçekleştirmesinden iki aydan fazla bir süre geçmişken Nisan 2022'den bu yana kuzeydoğu Suriye, Türkiye'nin PKK ve SDG’ye ait hedeflere karşı düzenlediği yeni bir askeri hareketliliğe tanık oldu. Operasyonlarda SİHA ve savaş uçaklarıyla Suriye ve Irak'ta PKK'nın konuşlandığı bölgelerde 80'den fazla hedef vuruldu.


TSK topçuları, Barış Pınarı bölgesinin çevresindeki Tel Temr ve Ayn İsa kırsalı ile Ebu Reseyn ve Zerkan bölgelerinde PKK’ya bağlı SDG ve YPG hedeflerini karadan vurmaya başladı.


Ayrıca Türk SİHA’ları 1 Nisan'da Haseke kırsalındaki Kahtaniye ilçesinin güneyindeki Hasuda köyünde PKK unsurları ve iki liderini taşıyan bir aracı hedef aldı. Saldırıda unsurlardan biri öldürüldü, iki kişi yaralandı. Yaralılardan biri "Ferhad Merdi” adlı PKK yöneticisiydi.


3 Nisan’da TSK’ye ait SİHA’lar, Suriye’nin kuzeyindeki Tel Temir bölgesinde bir aracı hedef aldı. saldırıda SDG’ye bağlı Süryani Askeri Meclisi komutanlarından Orm Maruki yaralandı. Koordinasyon merkezine ait araç, Rus güçleriyle görüşmek üzere yola çıkmıştı. Görüşme, Tel Temir şehrinin kuzeyindeki askeri üssün yakınında bulunan Tel Temir elektrik nakil istasyonunu denetlemek amacını taşıyordu.Saldırıda ayrıca koordinasyon merkezinin tercümanı ve üyesi Vadim Ahmed de yaralandı.

 

Ağustos 2021'in ortalarından bu yana Türkiye'nin, doğu bölgelerinde Rusya ile ortak gözlem devriyelerini azaltarak PKK’nın Suriye'de yayılma tehdidiyle mücadelede yeni bir aşamaya başladığı görülüyor. Bu aşamada PKK ve SDG'ye ait hedeflere yönelik doğrudan hava saldırılarını yoğunlaşmış durumda.


Ancak ortak devriye sayısının azaltılması, hava saldırılarının arttırılması ve yoğunlaştırılması, Türkiye'nin Soçi Mutabakatında (2019) verdiği taahhütlerden vazgeçtiği anlamına gelmiyor. Bu saldırıların, herhangi bir çatışmayı önlemek için Rusya kabul etmese de onunla önceden koordine edilmesi gerekiyor. En azından aktif hedefler hakkında bilgi verilmiş olduğu tahmin ediliyor.


Rusya'nın, Türkiye'nin Fırat'ın doğusundaki hareketliliğe ilişkin herhangi bir tavır almaması, Ekim 2019'da SDG ile yaptığı anlaşmayı etkileyebilir. Bu anlaşma, SDG’nin Türkiye’nin operasyonlarından korunması karşılığında Suriye Rejimi güçlerinin SDG ile birlikte Fırat’ın doğusuna konuşlanmasını öngörüyordu.


Bu nedenle Türkiye'nin devam eden hareketliliği Rusya'nın SDG için arabulucu veya garantör rolüne zarar verebilir. SDG de kendi kontrolündeki bölgelerde Rus güçleriyle askeri ve güvenlik koordinasyonuna olan bağlılığını azaltabilir. Bu ise iki taraf arasında veya SDG ile Rejim güçleri arasında sürtüşme ve kasıtlı provokasyon olaylarına neden olabilir.


Genel olarak Türkiye'nin gerek Soçi Mutabakatı (2019) çerçevesinde Rusya ile koordinasyon yoluyla gerekse geniş alanlara yayılabilecek yoğun hava saldırıları yoluyla, Suriye'de PKK unsurlarının yayılmasıyla mücadele politikasına devam etmesi bekleniyor. Bununla birlikte hava saldırıları belli sınırlar içinde operasyonlara da dönüşebilir.