Mercek Altında

Türk-Rus ilişkileri ve işbirliği ile gerilim arasındaki gelgit

Mercek Altında | Türk-Rus ilişkileri ve işbirliği ile gerilim arasındaki gelgit


Türkiye ile Rusya arasındaki ilişki, iki taraf arasındaki siyasi uyuşmazlıklara rağmen mevcut koşulların dayattığı karmaşık ilişkilerden biri olarak kabul edilmektedir.
İki taraf arasındaki ortak iş birliği, 2016 yılının başında bir Rus savaş uçağının Türkiye-Suriye sınırı yakınlarında bir Türk savaş uçağı tarafından hedef alınarak düşürülmesinin ardından gerginlik haline dönüştü. Uçağın düşürülmesine bir tepki olarak meydana gelen kopuşa rağmen ilişkiler yeniden başladı ve tedrici olarak gelişti. Ancak 2020 yılı, Libya ve Suriye sahasında Moskova ile Ankara arasında birçok gerilime tanık oldu.


İki tarafı yakınlaşmaya ve işbirliğine işten nedenler şu şekilde özetlenebilir:
1- Rusya'nın Akdeniz bölgesinde nüfuz elde etme isteği. Bu da bu bölgede çeşitli aktif devletlerle koordinasyon gerektiriyor.


2 - Rusya'nın, Suriye'de kendi vizyonuna uygun siyasi bir çözüme ulaşmak için gerçek bir uluslararası ortak bulma arzusu. Bu da Suriye muhalefeti ve ona bağlı askeri gruplar üzerinde en büyük etkiye sahip olan Türkiye ile çalışmayı gerektiriyor.


3 - Rusya'nın, NATO’nun güney kanadı için gelişmiş bir korumayı teşkil eden Türkiye ile ortak hareket ederek NATO’yu yerinden etme çabaları.


4- İki ülke arasında hem kısa vadede hem de stratejik vadede hayati önem taşıyan ekonomik ilişkiler. 


5- Askeri dosya ve Türkiye’nin nükleer santraller inşa etmenin yanı sıra gelişmiş bir hava savunma füze sistemi satın almaya olan ihtiyacı.


Son zamanlarda iki taraf arasındaki ilişkilerde gerginliğin ortaya çıkmasında birçok faktör rol oynadı. Bunların arasında en önemli faktörler şunlardır:
1 - Rusya'nın Halep’teki uluslararası yolların, özellikle de İdlib’teki M4 karayolunun durumunu çözme ısrarı. Bu ise Türkiye'nin çıkarlarına zarar verebilir.


2 - İki ülkenin Libya dosyasında karşı taraflarda yer alması. Rusya, Tümgeneral "Halife Hafter"i desteklerken, Türkiye Ulusal Mutabakat Hükumeti ile stratejik ittifak kurdu. Sirte havzası meselesi, Moskova ile Ankara arasındaki en önemli çekişme noktalarından birini teşkil ediyor.


3 - Türkiye’nin özellikle de Akdeniz’de doğalgaz aradığını ve Karadeniz’de doğalgaz bulduğunu açıklamasının yanı sıra Azerbaycan, Katar ve bazı Afrika ülkelerinden yeni gaz kaynakları aramaya yönelmesi gibi enerji alanında attığı adımlar. 
Bu adımlar, Ankara ile Moskova arasındaki en önemli bağlardan biri olan enerji ilişkilerini etkileyecektir. Rusya'nın Türkiye'ye yaptığı gaz ithalatı 1990'lı yıllardan sonra en düşük seviye olan 9 milyar metreküp ile %42'ye geriledi. 


4 - Ankara'nın Avrupa ülkelerine gaz dağıtım platformu olma çabası. Bu da Ankara'yı Avrupa pazarında Moskova’ya gerçek bir rakip haline getirdiği için Rusya'nın çıkarlarına zarar veriyor.

Bazı konulardaki gerginlik ve çıkar çatışmalarına rağmen iki taraf, mezkur ekonomik ve siyasi saiklerden dolayı işbirliğinin devamı için dengeli ilişkileri sürdürmeyi ve tartışma konularını yumuşatmayı istemektedir. 


İki taraf arasındaki ilişkilerin geleceği, olumlu ya da olumsuz bir biçim alması bazı faktörlere bağlı görünmektedir. Bu faktörleri şu şekilde özetlemek mümkündür:
1 - Suriye dosyasında, gerek kuzeybatı gerek kuzeydoğu Suriye'de ve siyasi çözüm sürecinde, özellikle de Rusya'nın Suriye Demokratik Güçlerinin geleceğine ve kaderine karşı tepki mekanizması hakkında tam bir mutabakata ulaşma kapasitesi.


2 - Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ilişkinin biçimi ile "Erdoğan" ile iyi ilişkileri olan "Trump"ın yeniden başkan seçilmesi veya Demokratların adayı "Biden"’ın başkan seçilmesinin gölgesinde iki taraf arasındaki ilişkilerin iyileşip iyileşmeyeceği hususu.


3 - Rusya'nın Doğu Akdeniz havzasındaki çatışmaya ilişkin tutumu. Son zamanlarda Türkiye’nin aleyhine olarak Rusya'nın, Kıbrıs ve Fransa ile yakınlaştığını gösteren göstergeler ortaya çıktı. Rusya’nın bu dosyadaki nihai tavrı, Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkiye yansıyacaktır.


4- Rusya'nın Türkiye’nin Suriye'deki güvenlik kaygıları ve çıkarlarına yaklaşımı ve Türkiye'nin Suriye dosyasındaki rolüne karşı göstereceği katılık veya esnekliğin boyutu.

 

Analiz ve Düşünce Birimi - Jusoor Araştırma Merkezi